<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rwebmaster.net Güncel Blog &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.rwebmaster.net/kategori/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.rwebmaster.net</link>
	<description>Güncel Bilgiler Blogu</description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 Nov 2011 07:42:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Elma Kabuğu Faydası</title>
		<link>http://www.rwebmaster.net/elma-kabugu-faydasi</link>
		<comments>http://www.rwebmaster.net/elma-kabugu-faydasi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Jun 2011 14:04:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://rwebmaster.net/?p=5439</guid>
		<description><![CDATA[Bazımızın yemekten hoşlanmadığımız için soymayı kolay yol olarak gördüğü elma kabuğunda yapılan araştırmada, kas hastalarına müjde çıktı. Uzmanların yaptığı araştırmalarda, elma kabuğu ile beslenen farelerdeki kas kütlesinin %15 arttığı görüldü ayrıca yağ oranı ise yarı yarıya azaldı. Bilim adamları ursolik asidin genlerin yeniden programlanmasında önemli bir rol oynadığını kaydetti. Ayrıca bu madde kas erimesini ve <a href="http://www.rwebmaster.net/elma-kabugu-faydasi" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="elma" src="http://im.haberturk.com/2011/06/23/642332_detay.jpg?1308833364" alt="" width="183" height="103" />Bazımızın yemekten hoşlanmadığımız için soymayı kolay yol olarak gördüğü elma kabuğunda yapılan araştırmada, kas hastalarına müjde çıktı.</p>
<p>Uzmanların yaptığı araştırmalarda, elma kabuğu ile beslenen farelerdeki kas  kütlesinin %15 arttığı görüldü ayrıca yağ oranı ise yarı yarıya azaldı. Bilim  adamları ursolik asidin genlerin yeniden programlanmasında önemli bir  rol oynadığını kaydetti. Ayrıca bu madde kas erimesini ve yerine  yağların geçmesini de engelliyor.<br />
Elma  aynı zamanda kan şekerini de düşürüyor. Zararlı yağ asitlerini ve  kolesterolü de azaltıyor. Doktorlar özellikle diyabetli kişilerin bol  elma tüketmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Bilim adamlarının yaptığı söz konusu  araştırma Cell Metabolism(Hücre Metabolizması) isimli dergide yayınlandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rwebmaster.net/elma-kabugu-faydasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Diş Çürümesi</title>
		<link>http://www.rwebmaster.net/cocuklarda-dis-curumesi</link>
		<comments>http://www.rwebmaster.net/cocuklarda-dis-curumesi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Jun 2011 13:51:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://rwebmaster.net/?p=5435</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklar arasında çok sık görülen diş çürümesini önlemenin yollarını araştırdım ve madde madde yapılacaklar listesi hazırladım. &#160; İŞTE YAPILMASI GEREKENLER • Süt dişleri daimi dişlere oranla daha çok organik madde içerdiğinden daha kolay ve hızlı çürürler. • Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak <a href="http://www.rwebmaster.net/cocuklarda-dis-curumesi" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklar arasında çok sık görülen diş çürümesini önlemenin yollarını araştırdım ve madde madde yapılacaklar listesi hazırladım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İŞTE YAPILMASI GEREKENLER</strong></p>
<p>• Süt dişleri daimi dişlere oranla daha çok organik madde içerdiğinden daha kolay ve hızlı çürürler.</p>
<p>•  Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti  ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak  dayanılamayacak kadar ağrı olduğunda fark ederler ki bu durumda çok geç  kalınmış olabilir.</p>
<p>• Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar  dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynlerinin tutumu  diş fırçalama alışkanlığını belirler.<br />
<strong>Çürük Oluşumu Engellenebilir mi?</strong></p>
<p>Çürüğü  tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilemedi,  ancak çürük sayısını azaltmaya yönelik malzemeler günümüzde  kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Fissür Örtücüler: </strong>Azı  dişlerinin çiğnemeye yüzeyinde fissür denilen küçük çukurcuklar vardır.  Fissür örtücü malzemeyle çukurcukların üzeri kapatılıp; o bölgeye  mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek çürüğün başlaması  önlenir. Bu işlem 6 yaşından itibaren kalıcı azı ve küçük azı dişlerine  uygulanabilir.</p>
<p><strong>Flor Uygulaması:</strong> Çürüğü  engellemenin başka bir yolu da çürüğe karşı direnci arttırmaktır.  Dişlere yüzeysel flor uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır.</p>
<p><strong>Diş Fırçalama: </strong>Çocukların  ileride diş fırçalama alışkanlığını sürdürmesi için en etkili yöntem  erken yaşlarda bu alışkanlığın kazandırılmasıdır.<br />
Diş Fırçası ve Macun Seçimi Önemli!</p>
<p>Çocuğun  ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş  fırçalarını kullanılmalı,  çocukların diş macununu yutma riski  olduğu için 3 yaş altında kullanılmaması gereklidir.  Pütürsüz  diş macunlarını önerilir, fırçaya konulacak macun miktarını ise  ‘’nohut büyüklüğünde’’ olmalıdır.<br />
Diş Fırçalama Alışkanlığı İçin Bunları Deneyin&#8230;</p>
<p>*  Dişlerini fırçalarken ayrı bir diş fırçası ile siz de kendi dişlerinizi  fırçalayın. Ona birkaç tane farklı renk ve şekillerde diş fırçası ve  diş macunu alın. Her seferinde başka bir ikili seçmesini sağlayın. Bu  seçim onun diş fırçalama isteğini ve motivasyonunu artıracaktır.</p>
<p>* Mutlaka diş fırçalama panosu oluşturun ve her fırçalamadan sonra pano üzerinde işaretleme yapın.</p>
<p>*  Banyoya bir kum saati yerleştirin ve her fırçalamada kum saatini ters  çevirerek zaman tutun. Yaklaşık 2 dakikalık diş fırçalama yeterli  olacaktır.</p>
<p>* Çocuğunuzun diş çürüğü hakkında hiçbir bilgisi  yoktur. Ona yapışkan özelliği olan şeker, çikolata, bisküvi yedirin ve  aynada dişlerinin üzerine nasıl yapıştığını gösterin. Daha sonra  dişlerini fırçalatın ve dişlerinin ne kadar güzel, temiz ve beyaz  olduğunu yine aynada kendisine gösterin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rwebmaster.net/cocuklarda-dis-curumesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kilo Vermenin Sırları</title>
		<link>http://www.rwebmaster.net/kilo-vermenin-sirlari</link>
		<comments>http://www.rwebmaster.net/kilo-vermenin-sirlari#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 May 2011 18:32:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verdiren yiyecekler]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme yolları]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kilo verilir]]></category>
		<category><![CDATA[yağ eritme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://rwebmaster.net/?p=5004</guid>
		<description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı H.Pınar Kural, ideal kiloya ulaşmak, onu korumak ve sağlıklı beslenmek için doğru diyeti seçmek, beslenme kurallarını öğrenmek ve fiziksel aktiviteye ağırlık verme gerektiğini belirtti.. Günlük enerji alımının kısıtlanması, obezitenin tedavisinde en uygun yöntemlerden birisidir. Ancak bu amaçla kontrolsüz olarak kullanılan ve kısa sürede hızlı ağırlık kaybını hedefleyen çok düşük kalorili diyetler <a href="http://www.rwebmaster.net/kilo-vermenin-sirlari" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-5005" href="http://rwebmaster.net/kilo-vermenin-sirlari/kilo-verme/"><img class="alignright size-medium wp-image-5005" title="kilo verme" src="http://rwebmaster.net/wp-content/uploads/kilo-verme-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>Beslenme ve  Diyet Uzmanı H.Pınar Kural, ideal kiloya ulaşmak, onu korumak ve  sağlıklı beslenmek için doğru diyeti seçmek, beslenme kurallarını  öğrenmek ve fiziksel aktiviteye ağırlık verme gerektiğini belirtti..</p>
<p>Günlük enerji alımının kısıtlanması, obezitenin tedavisinde en uygun  yöntemlerden birisidir. Ancak bu amaçla kontrolsüz olarak kullanılan ve  kısa sürede hızlı ağırlık kaybını hedefleyen çok düşük kalorili diyetler  ile bilimsel olmayan birçok diyet programları vücutta çok zararlı,  çeşitli komplikasyonlara hatta hayati tehlikeye neden olabilmektedir.<br />
Zayıflama programlarının kişiye özel (yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite  durumu, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve vücuttaki yağ yüzdesi  ile doğru orantılı olarak) hazırlanması gerekmektedir. Gerçek ağırlık  kaybı vücuttaki yağ kitlesinin azalması ile mümkündür.</p>
<p><strong>KENDİNİZİ KANDIRMAKTAN VAZGEÇİN</strong><br />
Karbonhidrat içermeyip yüksek protein içeren düşük kalorili diyetler  metabolizmayı hızlandırdığı için anlık kilo kaybı sağlar, bu tartıda  görülen yağ kaybı olmayıp sadece kas ve su kaybıdır. 1 gr. kas kaybı ile  birlikte yaklaşık 2,7 gr. su kaybedilir, bu hızlı kilo veriliyor  izlenimi bırakır. Bunu anlamanın en kolay yolu aynaya bakmaktır. Tartıda  kilo vermenize rağmen yüzünüz kollarınız inceliyor ve yağ deposu olan  karın -kalça bölgesi incelmiyorsa yağ kaybetmiyor ve  zayıflamıyorsunuzdur.</p>
<p>İnsan vücudu içten ve dıştan gelen uyaranlara karşı sinirlenme,  terleme, esneme, ishal, kabızlık, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma,  hıçkırık, kalp çarpıntısı, tansiyon da değişme gibi tepkiler verir.  Oluşan bu tepkiler sürdüğü ve her hangi bir tedbir alınmadığı takdirde;  direnç azalması, ağırlıkta azalma veya artma, bazı hastalıkların  gelişimi, sosyal aktivitede azalma, depresyon, defans gibi durumlar  görülebilir. Diyet esnasında oluşabilecek bu semptomlar göz ardı  edilmemeli diyettin başarısı için gerekli durumlarda uzman yardımı  alınmalıdır.</p>
<p>Su, yetişkinlerde vücudun toplamda yüzde 55-60&#8242;ını  oluşturur. Hayati sıvı denilen kanın yüzde 90&#8242; ı, kasların yüzde 75&#8242; i,  kemiklerin yüzde 25&#8242; i ve yağların enerji için depolandığı dokunun  yüzde10 ile 30&#8242; u sudan oluşmaktadır. Bu sebeple vücudun ihtiyacı olan  besin ve besin öğelerini alırken, yeterli miktarda suda alınması  gerekmektedir. Kilo verme esnasında metabolik artıkların  uzaklaştırılması için yeterli miktarda su alınması şarttır. Sıvı  tüketimin günlük ortalama 1,5-2 lt olması gereklidir.</p>
<p>Fiziksel  aktivite birçok durumda hayatta kalmaya ve beslenmeye yardım etmesi  nedeniyle insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Fiziksel  aktivite, enerjiyi kullanarak vücut kas kitlesini ve vücut hareketini  geliştirir ve düzenli beslenmeyle birlikte kiloyu kontrol ederek  obeziteden korunmaya yardımcı olur. Fiziksel aktivitenin kilo kontrolü  üzerindeki maksimum yararlarını görebilmemiz için, kilo kontrolünün arka  planında, egzersiz kişinin davranışlarının bir parçası haline  gelmelidir. Fiziksel aktivitenin sağlığa yararlı etkileri nedeniyle  uzmanlar, haftada 3 kez ya da daha fazla 20-30 dakika aerobik, haftada 2  kez ise kas geliştirici aktiviteleri önermektedir. Eğer bu miktarlarda  egzersiz yapılamıyorsa, haftada en az 5 kez 30 dakika orta şiddette  aktivite yapılmalıdır.<br />
Her bireyin kendine özgü bir aktivite ve sıvı tüketimi olmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rwebmaster.net/kilo-vermenin-sirlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser Tedavisinde Yeni Yöntem</title>
		<link>http://www.rwebmaster.net/kanser-tedavisinde-yeni-yontem</link>
		<comments>http://www.rwebmaster.net/kanser-tedavisinde-yeni-yontem#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 17:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[adnan kabaalioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[doku tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[radyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://rwebmaster.net/?p=4893</guid>
		<description><![CDATA[Radyoji Uzmanı Prof. Dr. Adnan Kabaalioğlu, kanser tedavisi ile ilgili yeni uygulamalar ilgili açıklamada bulundu. Radyofrekansla tümör ablasyonu, Girişimsel Radyoloji alanında en çok karaciğer tümörlerinde kullanılıyor. Bazı organ tümörleri (akciğer, karaciğer, böbrek, kemik, meme vb.) içine ultrason veya tomografi kılavuzluğunda ilerlenerek, tümör yakılarak tedavi ediliyor. Ancak tedavinin etkili olabilmesi için hastanın multidisipliner onkolojik değerlendirme ve <a href="http://www.rwebmaster.net/kanser-tedavisinde-yeni-yontem" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-4894" href="http://rwebmaster.net/kanser-tedavisinde-yeni-yontem/kanser-tedavisinde-doku-dostu-yontem/"><img class="alignright size-medium wp-image-4894" title="kanser-tedavisinde-doku-dostu-yontem" src="http://rwebmaster.net/wp-content/uploads/kanser-tedavisinde-doku-dostu-yontem-300x224.jpg" alt="" width="300" height="140" /></a>Radyoji Uzmanı Prof. Dr. Adnan Kabaalioğlu, kanser tedavisi ile ilgili yeni uygulamalar ilgili açıklamada bulundu.</p>
<p>Radyofrekansla tümör ablasyonu, Girişimsel Radyoloji alanında en çok  karaciğer tümörlerinde kullanılıyor. Bazı organ tümörleri (akciğer,  karaciğer, böbrek, kemik, meme vb.) içine ultrason veya tomografi  kılavuzluğunda ilerlenerek, tümör yakılarak tedavi ediliyor. Ancak  tedavinin etkili olabilmesi için hastanın multidisipliner onkolojik  değerlendirme <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>ve</strong></span></a> takibe alınması gerekiyor.<br />
<a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Son</strong></span></a> yıllarda yaygınlaşmaya başlayan Girişimsel Radyoloji’nin parçası olan  radyofrekansla tümör ablasyonu, ameliyatla kıyaslandığında, 3-5 cm  büyüklükteki tümörlerde eşdeğer sonuçlar veriyor. Yöntem, gerek  hastalar, gerekse de doktorlar açısından birçok avantaj sunduğundan bazı  eski ameliyatların yerini alıyor.<br />
<strong>Bu tedavi yönteminin<a name="aspx1" target="_blank"></a> avantajları;</strong><br />
• Hastanın narkoz almaması,<br />
• Büyük bir ameliyat kesisi ve yarası olmaması,<br />
• İşlem süresinin kısa olması,<br />
• İşlem sonrası hastanın günlük yaşamına devam edebilmesi,<br />
• Hastanın ciddi bir ağrı-acı hissetmemesi,<br />
• Klasik ameliyata göre daha düşük maliyetli olması.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rwebmaster.net/kanser-tedavisinde-yeni-yontem/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maydanoz&#039;dan Gelen Şifa</title>
		<link>http://www.rwebmaster.net/maydanozdan-gelen-sifa</link>
		<comments>http://www.rwebmaster.net/maydanozdan-gelen-sifa#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 17:19:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[maydanoz]]></category>
		<category><![CDATA[maydanoz faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[maydanoz neye faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[maydanoz vitaminleri]]></category>
		<category><![CDATA[maydanozun faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://rwebmaster.net/?p=4882</guid>
		<description><![CDATA[Günde düzenli olarak az miktar tüketilen maydanozun faydalarına kısaca bir göz atalım. Özellikle sabah kahvaltı sırasında tüketilen 100 gram maydanoz yaşlanmanın baş düşmanı olarak nitelendirilebilinir. Hücrelerin yenilenmesinde başrol oyuncu olan maydanozda özellikler bununla bitmiyor. Yapılan araştırmalarda maydanozun, A C ve K vitaminlerinin yanı sıra demir bakımından da zengindir. Ayrıca fosfor,kükürt,magnezyum,kalsiyum,klorin vitaminleri ile kansızlık,böbrek sorunlarının,karaciğer rahatsızlıkları,toksinlerin <a href="http://www.rwebmaster.net/maydanozdan-gelen-sifa" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-4883" href="http://rwebmaster.net/maydanozdan-gelen-sifa/maydanoz/"><img class="alignright size-medium wp-image-4883" title="maydanoz" src="http://rwebmaster.net/wp-content/uploads/maydanoz-200x300.jpg" alt="" width="200" height="158" /></a>Günde düzenli olarak az miktar tüketilen maydanozun faydalarına kısaca bir göz atalım.</p>
<p>Özellikle sabah kahvaltı sırasında tüketilen 100 gram maydanoz yaşlanmanın baş düşmanı olarak nitelendirilebilinir. Hücrelerin yenilenmesinde başrol oyuncu olan maydanozda özellikler bununla bitmiyor.</p>
<p>Yapılan araştırmalarda maydanozun, A C ve K vitaminlerinin yanı sıra demir bakımından da zengindir.</p>
<p>Ayrıca fosfor,kükürt,magnezyum,kalsiyum,klorin vitaminleri ile kansızlık,böbrek sorunlarının,karaciğer rahatsızlıkları,toksinlerin önemli önleyici besinidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rwebmaster.net/maydanozdan-gelen-sifa/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çileğin Mucize Faydaları</title>
		<link>http://www.rwebmaster.net/cilegin-mucize-faydalari</link>
		<comments>http://www.rwebmaster.net/cilegin-mucize-faydalari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 11:58:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çilek]]></category>
		<category><![CDATA[çilek faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[çilek pastası]]></category>
		<category><![CDATA[çilek yararları]]></category>
		<category><![CDATA[çilekli süt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://rwebmaster.net/?p=4862</guid>
		<description><![CDATA[ABD ve İsveç’de yapılan bilimsel çalışmalar çileğin zayıflamaya ve birçok hastalıktan korunmaya yardımcı olduğunu gösterdi. Uzmanlar yaz mevsiminin gelmesiyle, çileğin içinde bulundurduğu zengin besin maddeleri sayesinde insan sağlığında çok önemli bir yer tuttuğunun altını çizdi. Mucize meyvenin insan sağlığına olan faydaları saymakla bitmiyor. Çilekte bulunan ellagic asit ve COX enzimleri yaraların ve iltihaplanmalarının en önemli <a href="http://www.rwebmaster.net/cilegin-mucize-faydalari" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-4863" href="http://rwebmaster.net/cilegin-mucize-faydalari/cilek/"><img class="alignright size-full wp-image-4863" title="çilek" src="http://rwebmaster.net/wp-content/uploads/çilek.jpg" alt="" width="230" height="144" /></a>ABD ve İsveç’de yapılan bilimsel çalışmalar çileğin zayıflamaya ve birçok hastalıktan korunmaya yardımcı olduğunu gösterdi.</p>
<p>Uzmanlar  yaz mevsiminin gelmesiyle, çileğin içinde bulundurduğu zengin besin  maddeleri sayesinde insan sağlığında çok önemli bir yer tuttuğunun  altını çizdi. Mucize meyvenin insan sağlığına olan faydaları saymakla bitmiyor.</p>
<p>Çilekte bulunan ellagic asit ve COX enzimleri yaraların ve iltihaplanmalarının en önemli düşmanıdır. Akciğer kanserinin oluşumunda önleyici maddesidir, Kilo verdirir ve kalbi korur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rwebmaster.net/cilegin-mucize-faydalari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Dökülmesinin Sebepleri, Nedenleri, Tedavisi</title>
		<link>http://www.rwebmaster.net/sac-dokulmesinin-sebepleri-nedenleri-tedavisi</link>
		<comments>http://www.rwebmaster.net/sac-dokulmesinin-sebepleri-nedenleri-tedavisi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Jan 2011 19:02:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[saç çıkartma]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesine önlem]]></category>
		<category><![CDATA[saç ekimi]]></category>
		<category><![CDATA[saç nasıl ekilir]]></category>
		<category><![CDATA[saç neden dökülür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://rwebmaster.net/sac-dokulmesinin-sebepleri-nedenleri-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Saç dökülmesinin sebepleri Saç Dökülmeleri ve Tedavisi Saç Dökülmeleri ve Tedavisi Saç dökülmesi bir çok kişinin şikayetçi olduğu bir problemdir. Problemin saç dökülmesinde bir artış mı, yoksa saçlarda seyrelme veya kelleşme mi olduğu muhakkak belirlenmelidir. Saç dökülmesi en çok tarama ve yıkanma esnasında belirginleşir. Tedavisi ve takibinde hastaların uzun süreli izlenmeleri ile olumlu sonuçlar alınabiliyor. <a href="http://www.rwebmaster.net/sac-dokulmesinin-sebepleri-nedenleri-tedavisi" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><b>Saç dökülmesinin sebepleri <br />
Saç Dökülmeleri ve Tedavisi</p>
<div align="center">Saç Dökülmeleri ve Tedavisi</div>
<p>
Saç dökülmesi bir çok kişinin şikayetçi olduğu bir problemdir. Problemin saç dökülmesinde bir artış mı, yoksa saçlarda seyrelme veya kelleşme mi olduğu muhakkak belirlenmelidir. Saç dökülmesi en çok tarama ve yıkanma esnasında belirginleşir.</p>
<p>Tedavisi ve takibinde hastaların uzun süreli izlenmeleri ile olumlu sonuçlar alınabiliyor. Özellikle minoxidil içeren saç spreyleri veya finasterid içeren tabletler olumlu sonuçlar oluşturuyor. İlaçlar düzgün olarak kullanıldığında ve destekleyici tedavi ile zenginleştirildiğinde, etkinlik artabiliyor ve saç dökülmesi durabiliyor. Etkinliği uzun süre ve dikkatli kullanımla görülüyor.</p>
<p>
Saç kaybı çoğu insan için evrensel ve kaçınılmaz bir durumdur. Bu durum fizyolojik olmasına rağmen, saçlar insanların psikoseksüel imajı için öyle güçlü bir role sahiptirler ki onların kaybı insanları yüzyıllardır çare aramaya itmiştir.</p>
<p>Saç kaybına çare bulunabilmesi için öncelikle saç kaybının nedenlerinin anlaşılması gerekmektedir. Ancak, saç dökülmesine neden olan mekanizma<br />
kısa bir süre önce anlaşılmıştır.</p>
<p>
Hamilton 1942 yılında Androgenetic Alopecia (AGA) (erkek tipi saç dökülmesi) yı tarif etmiştir.</p>
<p>Andragenetik saç dökülmesi insanlardaki saç dökülmesinin % 95 ini oluşturur. Daha çok erkeklerde görülmekle birlikte kadınlarda da görülür. 30 yaşına kadar erkeklerin % 50 sinde kadınların ise % 20 sinde, birazda olsa saçlar dökülmeye başlamıştır. Androgenetik saç dökülmesi temelde, erkeklik hormonu olarak bilinen testesteron&#8217; un genetik olarak hassas saç köklerine yaptığı olumsuz etki sonucu olmaktadır. Erkek tipi saç dökülmesi de denen bu tip dökülme, karakteristik olarak ön saç çizgisinin çekilmesi, sonra tepe kısmındaki saçların incelmesi ve seyrelmesi şeklinde olur. Bayanlarda ise androgenetik saç kaybı, tepe kısmındaki saçlarda ve yaygın tarzda oluşur. Ancak erkeklerden farklı olarak ön saç çizgisi gerilemeden kalır.</p>
<p>Androgenetik saç dökülmesinin evreleri &#8216; Norwood Sınıflaması &#8216; olarak tariflenmiştir. Bu sınıflama, saç nakline uygun adayların araştırılmasında, hastaların muayene sonuçlarının kaydedilmesinde, tedavi takiplerinde ve dökümantasyonların standardizasyonunda kullanılmaktadır ve bilinmesinde yarar vardır.</p>
<p>Diğer saç dökülme nedenleri şunlardır:</p>
<p>1. Normal saç dökülmesi: Saçın yaşam döngüsüne bağlı olarak günde 100-150 kadar saç dökülmesi normaldir.</p>
<p>2. Fizyolojik saç dökülmesi: Hamilelik dönemindeki saç dökülmesi buna örnektir. Geri dönüşümlüdür.</p>
<p>3. Kişiye bağlı saç dökülmesi: Kişinin kendisinin yaptığı dökülme böyledir. Sıkı saç tokaları sonucu oluşabilir.</p>
<p>4. Enfeksiyonlara bağlı saç dökülmesi: Bazı mantar enfeksiyonlarında görülür.</p>
<p>5. Alopesi Areate: Lokalizedir ve yama tarzında saç dökülmesidir. Uygun tedavi ile geri dönüşümlüdür.</p>
<p>6. Angen Effluvium: Radyasyon ve bazı kimyasalların neden olduğu saç kaybı.</p>
<p>7. Telogen Effluvium: Strese ve kronik hastalıklara bağlı saç kaybı.</p>
<p>8. Travma ve basıya bağlı saç köklerinin hasar görmesi.</p>
<div align="right">Operatör Dr. Abdulmuttalip Keser</div>
<p>Saç Dökülmesi çok sık rastlanan bir rahatsızlıktır. Dış görüntünün önemli bir bölümünü oluşturan saçlardaki problemler hem fiziksel, hem psikolojik olarak rahatsızlık verir. Saç dökülmesi saçlı derinin tümüne yayılabilir veya bir kaç alanda lokalize olabilir; bu kalıcı tahribat veya geçici dönemsel dökülmeler şeklinde de gelişebilir. Toplumda en sık karşılaşılan iki ayrı tip saç dökülmesinin üzerinde durmak gerekiyor.</p>
<p>Hangi tip saç dökülmeleri olağandır ve tedavi gerektirmez?<br />
Doğum, ateşli hastalık ve ağır hastalık, yaralanma ve cerrahi girişim gibi durumlardan 2-3 ay sonra saçlarda dökülme görülebilir. Bazen de guatr tedavisinde kullanılan ilaçlar, A Vitamini, Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar dökülmeye neden olabilir. Bu tarz dökülmelerde saçlı deri normaldir. Tedavi gerekmez, saçlar genellikle kendiliğinden gelir.</p>
<p>Erkek tipi saç dökülmesi nedir?<br />
Erkek tipi saç dökülmesi, sıklıkla erkeklerde görülen, fakat son yıllarda kadınlarda da sık görülmeye başlayan, şakak ve tepedeki saçların seyreldiği veya tamamen döküldüğü bir hastalıktır. Bu tip dökülme erkeklerde daha fazla görüldüğü için erkek tipi saç dökülmesi veya kalıtsal saç dökülmesi olarak bilinir. Erkeklerde bu tip saç dökülmesi şakak ve tepe bölgesinde görülür. Kadınlarda ise saçlı derinin üst bölümündeki saçların bütününde seyrelme görülür. Saçların seyreldiği bu alanların kenarlarında olgunlaşmamış ince, kısa, uca doğru giderek incelen saçlar bulunur.</p>
<p>Normalde saçlarımız ne kadar dökülür?<br />
Günde 100 kadar yıkama sonrasında ise 200&#8217;e yakın saçın dökülmesi normaldir. Bu sayının üzerindeki dökülmeler normal değildir ve bir Dermatoloji Uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.</p>
<p>İç hastalıklarına bağlı gelişen dökülmeler nelerdir?<br />
Demir eksikliğine bağlı Kansızlık, guatr gibi hastalıklarda saçlar dökülebilir. Bu durumda dökülmenin durması için altta yatan hastalığın tedavi edilmesi gerekir.</p>
<p>Saç kıran nasıl bir saç dökülmesidir ve nasıl tedavi edilir?<br />
Halk arasında saç kıran olarak bilinen, alopesi areata hastalığında ise iyi sınırlı para şeklinde saçların tamamıyla döküldüğü alanlar vardır. Tedavi de kapalı uygulama ile kortizonlu krem uygulaması, saçsız alanlara kortizon enjeksiyonu yapılabilir. Bazen sistemik kortizon tedavisi uygulanabilir. Ayrıca saç çıkışını uyaran bazı ilaçlar da tedavide kullanılabilir. Bu tip saç dökülmelerinde muhakkak bir Dermatoloji Uzmanına başvurulmalıdır.</p>
<p>Erkek tipi dökülmenin tedavisi nasıl yapılır?<br />
Tedavide Minoksidil % 2 lik solüsyonun Günde 2 kez 6 aylık süre ile uygulanması, erkeklerin %30unda, kadınların ise daha fazlasında, kozmetik olarak fark edilebilen saç çıkışı olur. En iyi yanıt, saçlarında seyrelme olup, kellik gelişmemiş hastalarda alınır. Bu tedavi saçlarında dökülme olan yaşlı kadınlarda da etkilidir.Diğer tedavi yöntemi ise erkek hastalar tarafından finasterid içeren bir hapın günde bir kez kullanılmasıdır. Finasterid kıl kökünde aktif erkeklik Hormonu oluşmasını engelleyerek etkili olur.</p>
<p>Kadınlarda dökülme ile birlikte sivilce, kıllanma artışı, adet düzensizliği problemi var ise Dermatoloji Uzmanı tarafından derin araştırma yapılmalıdır.  Bu tedavilere cevap vermeyen olgularda başın enseye yakın bölgesinden alınan saç transplantları 1-2 saç kökü içeren küçük deri parçaları halinde saçın ön bölümüne ekilebilir</p>
<p>Çinko eksikliği ve saç dökülmesi<br />
Çinko yetersizlikleri çocuklarda büyümenin durmasına ve yetişkinlerde de saç dökülmelerine neden olmaktadır. Çinko yiyeceklerin çoğunda bulunur. Fakat, bunların bazılarındaki çinkodan insanın yararlanması güçleşir (emilim yetersizliklerine bağlı olarak). Hayvansal yiyeceklerdeki çinkonun emilimi genellikle bitkisel yiyeceklere oranla daha yüksektir. Özellikle et, peynir, karaciğer çinkodan zengindir. Bitkisel besinlerden ise badem, ceviz, Buğday, bulgur ve mantar çinkodan zengindir.</p>
<p>Sonbaharda saç dökülmesi normal<br />
Sonbaharda saçlarda görülen günde 100- 150 tel dökülme normaldir. Bu dönemde iyi beslenemiyoruz. Sebze ve meyvenin azalmasından dolayı yeterince vitamin alamıyoruz. Sonbaharda dökülen saçların yerine, kış aylarında vücut soğuğa adapte olduğu için yenileri çıkmaya başlayacaktır. Çıkan yeni saçlar da ilkbaharda canlanarak, belirgin hale gelecektir. Eğer kış geldiğinde saç hâlâ çok fazla dökülüyorsa o zaman bir cildiye doktoruna gitmekte fayda vardır. Bu durumda da kişilere besleyici ve vitaminli şampuanlar öneriliyor. Sonbahar aylarında da havaların soğumaya başlamasıyla birlikte saç soğanı da daralır ve büzüşür. Saç soğanı eski ölçüsüne göre daha küçük olunca içindeki saçı besleyen damarlar da küçülür. Bu nedenle saç daha az beslenmiş olur. Bir süre sonra bu Beslenme yeterli gelmeyince de saç dökülmeye başlar. Saçın kısa ya da uzun olması fark etmez. Ama bazı kişilerde dökülme daha az olabileceği için fark etmeyebilirler. Özellikle şişman yani yağlı kişiler bu durumdan daha az etkilenir. Vücut soğuğa alışıncaya kadar dökülme olur. Özellikle kış aylarında saçı soğuktan korumak gerekir, bu yüzden ıslak saçla dışarı çıkılmamalıdır.</p>
<p>Androjenik alopesi (erkek tipi saç dökülmesi)<br />
Saçlı derinin belirli bölümlerinde simetrik gelişen, erkeklerde sıkça rastlanan bir saç kaybı şekli. Saç dökülmesi şakaklardan başlayıp, tepeye doğru ilerler. Saç sayısında azalma, incelme, kısalma göze çarpar. Kadınlarda ise genelde saçların cılızlaşması,seyrelmesi şeklinde bulgu verir. Erkeklerin %70 inde rastladığımız bu dökülme kadınların %10 unda karşımıza çıkmaktadır. Genellikle 20 lı uaşların sonunda başlar, dökülmenin hızı bireysel olarak değişik hızlarda ilerler ve bazen çevre faktörlerinınde etkisiyle değişebilir. Bu tip dökülmeler şiddetli vakalarda tüm tepenin açılmasına kadar ilerleyebilir ve kişinin psikolojik sorunlarının da gelişmesine neden olabilir.</p>
<p></p>
<div align="right"> alıntı</div>
<p></b><!-- google_ad_section_end --></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rwebmaster.net/sac-dokulmesinin-sebepleri-nedenleri-tedavisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

